Sayı: 121
Nisan
121 . Sayı
Moral Dünyası
MAKALELER

Gönenli Mehmet Efendi

70.Sayı / Tarih / Tarih

Reisü’l-kurra yani Kur’an’ı yedi kıraat-on rivayet üzerine okuyan kurra hafızlarını yetiştiren hocaların arasında en kıdemlisi...

#

Hayatını Kur’an’a adayan bir insan: Gönenli Mehmet Efendi

 Reisü’l-kurra yani Kur’an’ı yedi kıraat-on rivayet üzerine okuyan kurra hafızlarını yetiştiren hocaların arasında en kıdemlisi olan Gönenli Mehmet Efendi, hayatını Kur’an hizmetini adamış bir hâl ehliydi. Hem sözleri hem de davranışlarıyla çevresine örnek olmuş, gönül ehli bir insan olan Gönenli, hayatının sonuna kadar hizmetlerini sürdürmüştür.

 

19. yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde doğup yetişmiş olan Gönenli Mehmet Efendi, hal sahibi, yani hem sözleri hem de davranışlarıyla çevresine örnek olmuş, gönül ehli bir insandır.                     

Asıl ismi Mehmet Öğütçü olan Gönenli Mehmet Efendi, 1903 yılında Balıkesir’in Gönen ilçesinde dünyaya gelmiştir. İlköğrenimini Gönen’de tamamladıktan sonra İstanbul’a gelmiş, burada Fatih Cami Dersiamlarından Serezli Ahmet Şükrü Efendi’den ders almıştır. 1925’te kıraat eğitimini bitirerek icazet almış, 1927’de de imam-hatip mektebinden mezun olmuştur.

Yedek subay olarak askerliğini Taşkışla’da yaptıktan sonra İstanbul’da imam-hatiplik görevine devam etmiş, sırasıyla Hacı Bayram Kaftanî, Dülgerzade, Hacı Hasan ve Sultanahmet Camii’lerinde görev yapmıştır.

1950’li yılların başında Sultanahmet Camii’ne tayin olmuş, 1982’de resmen emekli olduğu halde vefatına kadar fahri olarak hizmetine devam etmiştir. Son derece turistik bir mekânda bulunması dolayısıyla hem Müslümanlara hem de gayr-i müslimlere insanseverliği, temel ahlak ilkelerini, dürüstlüğü ve yardımseverliği anlatmıştır. Cüzdanı çalındığı için Sultanahmet Camii merdivenlerine oturup çaresizlikten şaşkına dönmüş Hollandalıya memleketine dönecek miktarda para vermiştir. Ülkesine dönüp para biriktiren turist, tekrar Türkiye’ye gelerek, kendisi gibi mağdur insanlara verilmek üzere Gönenli Mehmet Efendi’ye çok yüklü bir hayır parası bırakmıştır.

 

Başkaları için yaşamıştır

Gönenli Mehmet Efendi, insanlara iyi ve güzel davranışları öğütlerken kendisi de yaşantısı ile örnek olmuştur. Çevresindeki insanların dertleriyle dertlenmiş, elinden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışmıştır. Maddi sıkıntısı için yardım isteyenlere yardım etmiş, öğrencilere burslar vermiş, dualarıyla insanlara moral kaynağı olmuştur. Onun için kısaca şöyle söylemek mümkündür: “Kendisinden çok başkaları için yaşamış bir vakıf insan.”

  Gönenli Mehmet Efendi, reisü’l-kurra yani Kur’an’ı yedi kıraat-on rivayet üzerine okuyan kurra hafızlarını yetiştiren hocaların arasında en kıdemlisiydi.    Gençlerin eğitimine çok önem veren Gönenli, Anadolu’dan İstanbul’a gelen fakir ve yardıma muhtaç öğrencilerin barınmalarını sağlamak için cami, medrese ve boş bulduğu bütün mekânları yurt haline getirmiştir.

 Esnaftan zekât olarak topladıklarını gerek talebelere dağıtarak, gerekse vaazlarını dinlemeye gelen hanımlardan imkânı olanlara çocukların giysilerini diktirerek öğrencilerin giyecek ihtiyaçlarını karşılamıştır. Bu vesile ile herkesin bu hayra ortak olmasını da sağlamıştır.

Gönenli Mehmet Efendi’nin hizmetlerindeki başarısının ardında eşi Valide Sultan vardır. Çamaşır makinelerinin olmadığı dönemlerde Valide Sultan, gerek verilen kullanılmış giysileri, gerek talebelerin kirli giysilerini yıkar, onarır, hazırlar; Gönenli Mehmet Efendi de talebelerine dağıtırdı.

Gönenli Mehmet Efendi, günümüzde dernek ve vakıfların yaptığı hizmetleri tek başına yapmıştır. Gariplerin, muhtaçların, kimsesizlerin hocasıydı. Derdi olan onu bulur, sıkıntısı olan ona koşar, aç-susuz kalan ona giderdi. Bilirdi ki Gönenli Mehmet Efendi, Allah rızası için, herkese olduğu gibi kendisine de yardım edecektir.

İnsanlar arasında ayırım yapmazdı. Yardım yaptığı kişilerin bunu hak etmediği söylendiğinde “Biz güvercin niyetiyle dağıtıyoruz, karga çıkarsa ne yapalım?’’ derdi.

 

               Bediüzzaman’la Medrese-i Yusufiye’de

1943 yılında dönemin politik koşulları yüzünden hapishaneye konulan Gönenli Mehmet Efendi’nin oradaki dostu, çok sevdiği Bediüzzaman Said Nursî olmuştur. Gönenli Hoca’yı ‘’Bir imamımız yoktu. Allah bize onu da gönderdi’’ diyerek karşılayan Bediüzzaman Said Nursî ile birlikte Denizli Hapishanesi bir Medrese-i Yusufiye olmuştur. 

Yaşı ilerleyip sağlığı bozulmuş olmasına rağmen, iki koluna girildiği halde zorlukla ancak yürüyebilirken eşi “Artık çok yoruldunuz bugün de gitmeseniz” deyince kendisi ”Belki cemaatime söylemeyi unuttuğum bir şey kalmıştır” diyerek camiye gitmeye devam etmiştir.

Gönenli Mehmet Efendi çok yoğun yaşadığı hayatının son yıllarına geldiğinde hizmetlerini yapmakta zorlanır hale gelmişti, ama yine de vaazlarını sürdürmeye çalışıyordu. 1990 senesinde vücudu artık kendisini taşıyamayacak kadar yıpranmıştı. Bir müddet Guraba Hastanesi’nde tedavi gördü. Dostları, yakınları onu irşad hizmeti verdiği cami ve mescitleri teker teker dolaştırarak ahbapları ve talebeleri ile vedalaşmasını sağladılar.

Gönenli Mehmet Efendi, vefatından bir hafta önce çarşamba günü Hacı Hasan Camii’ndeki vaazına geldi. İki kişi kolunda, bir kişi arkasında destek olarak güçlükle yürüyordu. Hastalığından dolayı vaaz kürsüsüne çıkamadığı için sandalyeye oturuyordu. Yine sandalyesine oturdu. Her zamanki gibi Kur’an-ı Azimüşşan açıldı. Herkes için ayrı ayrı mukabele okuyordu. Kimlerin ruhuna okuyorsa o kişilerin derslerinden okumaya başladı ve şu duasını tekrarladı: “Allah’ım cemaatimin az ibadetlerine çok sevaplar ver.”

Gönenli Mehmet Efendi 2 Ocak 1991 Çarşamba günü uzun bir ömür boyunca rızasına ulaşmak istediği Rabb’ine kavuştu. Kabr-i şerifi Edirnekapı Sakızağacı Şehitliği’ndedir.

 

Hizmet gayesi

Gönenli Mehmet Efendi’nin hayatını ifade eden kelimelerden biri de Kur’an’dı. Pek çok Kur’an talebesi yetiştirdi ve hayata hazırladı. Kuran’ı anlama ve öğrenmenin en güzel örneği olmuş üstün ahlak sahibi bir insandı. Bildiklerini bilmeyenlere öğretmek için olağanüstü çaba sarf etmiştir. Her gittiği mecliste irşat hizmeti yanında, insanların dertlerine de ortak olmuştur. Cemaatine sürekli iman aşılarken aslında onların dünyevî zorluklar karşısında güçlü olmasını sağlamıştır. Herkese hayır dualar etmiştir.

Hizmet etmeyi bir yaşam biçimi haline dönüştürmüştür. İnsanlara faydalı olmayı, karşılıksız verebilmeyi öğretmiştir. Bir mürşid-i kâmil olarak toplum içinde her zaman saygın bir yeri olmuştur. İlmini kesinlikle dünyevî gayeler için kullanmaya kalkmamıştır.

Ömrünü tamamen ilme ve talebelerine adamıştır. Talebelerine o kadar düşkündür ki; öz çocuklarının altından minderlerini, yastıklarını alıp, “Bunları talebelerime götüreyim. Siz yastıksız yatabilirsiniz ama onlar ilim erbabı olacaklar” demiştir.

Gönenli Mehmet Efendi 1989 yılı başında, Diyanet Dergisi’nde kendisi ile yapılan bir röportajda sorulan bir soru üzerine şunları söylemiştir:

“... Elimden geldiği kadar okullara yardım ediyordum. Bilhassa Fatih İmam-Hatip Okulu’nun açılışında, sonra İlim Yayma Cemiyeti’nde de vazife alarak Üsküdar Yüksek İslam Enstitüsü ve bilahare ilahiyat fakültelerinin açılışında bazı arkadaşlarla vazife yapmaya çalıştım. Kur’an hizmetlerinden başka iş yapmadım...

Türkiye’nin hemen her yerinde öğrencilerim var. Halen de öğrenci yetiştiriyorum, sayılarını kesin olarak hatırlamıyorum. Çok hafız yetiştirdim.

… Yalnız şu hususu özellikle belirtmek istiyorum. Bütün bu Kur’an ve ilm-i kıraat hizmetlerini parasız yaptım. Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan kurslar için para almadığım gibi kimseden para istemedim.”

                                                                                                                                                                    

  

Gönenli Mehmet Efendi’nin sözlerinden…

Hem sevelim hem sevilelim.

Ahireti hafif görüp de dünyaya aldanmayalım.

Âlim ölürse, onun öğütleri ile insanlar amel ettikçe onun defterine hayırlar kaydedilir.

İnsan Kur’an kuvveti ile kuvvetlenmeli.

İyi sözlerde şifayâb olunur.

Allah-u Teala hepimizi sevdiklerinden eylesin.

Bir söz insanı cennete götürür, bir söz cehenneme…

Birisi seni rahatsız ettiği zaman “Hamdolsun, ben kimseyi rahatsız etmiyorum” de.
 
Evinize gülerek girin, gülerek çıkın.
 
Düşünceleri az olanlar, aklı az olanlardır.
 
İnsan düşmanıyla bile öyle konuşmalı ki içinden seni sevsin, övsün.
 
Öyle azametli azametli adım atma.
  
Bir insana iyilik yaptın mı yanından kaç, senin karşında küçülmesin, utanmasın.
 
Ya Rabbi, hayırlar yağdır başımıza, iyilikler çıkar karşımıza!
 
Ne gelirse yahşidir, çünkü Hakk’ın bahşidir.

     

          Gönenli’yi anma programları                                           

Gönenli Mehmet Efendi’nin vefatından sonra kendisinin ismini ve
hizmetlerini yaşatmak için İstanbul Fatih’te kurulan Gönenli Mehmet Efendi İlim ve Hizmet Vakfı, her yıl olduğu gibi bu yıl da anma programları düzenleyecek. 9 Ocak 2010 Cumartesi günü öğle namazını müteakip Gönenli Mehmet Efendi’nin son görev yeri olan Sultanahmet Camii’nde Mevlid-i Şerif okutulacak. 10 Ocak 2010 Pazar günü saat 19.00’da Fatih Müftülüğü Konferans Salonu’nda hayatını Kur’an’a hizmetle geçirmiş olan Gönenli’nin ruhu için, büyük ödülü umre olan bir “Hafızlık Yarışması” düzenlenecek. Programlarla ve vakfın hizmetleriyle ilgili daha geniş bilgi www.gmev.org.tr internet sitesinden alınabilir.

 

 


Okunma Sayısı : 582
Yazarı : Editör

Etiketler:


ABONE   GİRİŞİ
Kullanıcı Adı
Şifre
Moral Dünyası Yeni Üye
Moral Dünyası Üye Girişi
FOTOĞRAF   GALERİSİ
Moral Dünyası Foto Galeri
Moral Dünyası Foto Galeri
Moral Dünyası Foto Galeri
Moral Dünyası Foto Galeri
Moral Dünyası Foto Galeri
Moral Dünyası Foto Galeri
VİDEO