Bediüzzaman'ın Hayatı Belgesel Film Oldu
Bediüzzaman’ın hayatı belgesel film oldu
Bediüzzaman Said Nursî, dünya yolculuğunda bir menzilden bir menzile, bir duraktan diğer durağa sürekli gider durur. Bediüzzaman’ın Güneydoğu köylerinden Makedonya’ya, Suriye’den Volga kıyılarına dek uzanan yolculuğunun durakları o kadar fazladır ki… Bediüzzaman’ın dünya hayatında yaptığı yolculuk, bir belgesel haline getirildi.
Bir yolcu düşünün ki dünya üzerinde çıktığı yolculuğu ölümünden sonra da devam etsin. Vefat ettikten sonra bile bir mekânda kalmayıp diğer bir mekâna götürülsün…
Bahsettiğimiz kişi Bediüzzaman Said Nursî. Bediüzzaman’ın daha sekiz yaşındayken ilim tahsil etmek üzere çıktığı yolculuğu vefat ettiği 1960 yılından sonra da devam eder. Bediüzzaman’ın naaşı, vefat ettiğinde defnedildiği Şanlıurfa’dan askerî yönetim tarafından alınarak bilinmeyen bir yere, muhtemelen Isparta’ya götürülür.
Bediüzzaman, dünya yolculuğunda bir menzilden bir menzile, bir duraktan diğer durağa sürekli gider durur. Sekiz yaşında evinden ilim tahsil etmek için başlayan yolculuğunun daha sonraki ana durakları arasında nereler yoktur ki… Bediüzzaman’ın Güneydoğu köylerinden Makedonya’ya, Suriye’den Volga kıyılarına dek uzanan yolculuğunun ana duraklarını Van, İstanbul, tekrar Van, Kosturma, tekrar İstanbul, tekrar Van, Isparta, Barla, Kastamonu, Emirdağ, Eskişehir, Şanlıurfa oluşturur… Bu ana duraklar haricindeki ara durakların sayısı o kadar fazladır ki…
Bediüzzaman’ın dünya hayatında yaptığı yolculuk, bir belgesel haline getirildi. Karşı Film ve Kalan Müzik tarafından hazırlanan belgesel, DVD formatında şu günlerde kitapçıların raflarındaki yerini aldı. Belgeselde, belgelere ve şahitlere dayanarak Bediüzzaman’ın çıktığı yolculuk anlatılıyor. Üç bölümden oluşan belgesel toplam üç saat sürüyor.
Belgeselin yönetmenliğini Yusuf Kenan Baysülen, metin yazarlığını Cemalettin Canlı, seslendirmelerini ise Mahir Günşiray, Erdal Küçükkömürcü ve Yusuf Özkan Özburun yapmış.
40 bin kilometre
Yönetmen Yusuf Kenan Beysülen ve metin yazarı Cemalettin Canlı, belgeseli yapma amaçlarını şöyle anlatıyor: “Bazı insanların etkisi, kendilerinden uzun yaşar. Bediüzzaman Said Nursi onlardan biri. Bitlis’in ücra bir dağ köyünde başlayan yaşamında, 19. yüzyılı 20.yüzyıla bağlayan sancılı bir yolun yolcusu oldu. Osmanlı’nın yerini Cumhuriyet’e devrine ve iki dünya harbine tanıklık etti. İsyanlar, savaşlar, sürgünler, mahkemeler, esaretler gördü. Koşulsuz biat edenleri ve peşinen reddedenleri oldu. Öldüğünde ardında ‘Nurculuk’ akımını bıraktı. Bu akım, Türkiye’nin en büyük cemaatini doğurdu. Bünyesinden devlet adamları yetiştirdi. Türkiye’nin dini, siyasi gündemini belirledi. Bir dönem yasaklanan risaleleri 40’ı aşkın dile çevrildi. Hakkında uluslararası konferanslar düzenlendi. Ölümünün üzerinden yarım asır geçti. Bugün mezarının yeri bile belli değil; ama hakkındaki tartışma hâlâ sürüyor.
Kimilerinin gözünde ‘Cumhuriyet’in düşmanı bir gerici…’ Kimine göre ‘Uslanmaz bir Kürt milliyetçisi…’
Kimine göre ise ‘İmanı kurtaran, çevresine nur saçan bir evliya…’
Üç bölümlük ‘Yolcu’ belgeseli, onun peşinden katedilmiş 40 bin kilometre yolun, röportaj yapılan 100’ü aşkın tanığın, geniş bir ekibin 6 yıllık alışmasının ve Güneydoğu köylerinden Makedonya’ya, Suriye’den Volga kıyılarına dek uzanan bir coğrafyada araştırmamıza destek veren insanların ürünüdür.
Bu belgesel, Said Nursi’nin hayatını ve fikriyatını; rivayetlerden, menkıbelerden, efsanelerden arındırıp, onu hem taraftarlarına hem muhaliflerine doğru anlatmayı amaçlar.”
Ne dediler?
Mehmet Fırıncı (Said Nursi'nin talebesi)
“Belgeseli sevinçle karşıladık”
Bu güzel çalışmayı Said Nursi hazretlerine bir vefa olarak değerlendiriyorum. Bu gibi çalışmaları sevinçle karşılaşıyoruz. Tebrik ediyorum, takdir ediyorum. Maalesef Bediüzzaman yıllarca çok yanlış tanıtıldı. Zamanının merhametsizliği onu kavrayamadı. Ona ve talebelerine çok zulmettiler. Çok şükür o devirler geride kaldı. Belgeselin bütünü güzel ancak bir iki noktanın tashihe ihtiyacı var. Üstad, Mardin'de Cemaleddin Afgani'nin talebelerinden birisiyle görüşmüş. İttihad-ı İslam noktasında onların geçmişteki sözlerini tasvip ettiğini söylüyor. Belgeselde Üstad'ın fikrî gelişiminin öncüllerinden birinin Afgani olduğu belirtiliyor. Bediüzzaman'ın onun fikirlerinden istifade ederek yoluna devam ettiği söylenemez. 'Benim üstadım Kur'an'dır' diyor. Bir de yanlış anlamaya müsait içtihat meselesi var. Üstad, içtihat kapısının açık olduğunu ama bu zamanda oraya girmek için altı mani olduğunu ifade ediyor. İnşallah insanlık bu tür belgesellerle Bediüzzaman'ın gerçek şahsiyetini ve eserlerini yakından tanıma imkânı bulacak.
Yusuf Kenan Beysülen (Yolcu'nun yönetmeni)
“Belgeseli bütün gruplara izlettik”
Bediüzzaman'ı insan olarak ortaya koyan bir belgesel çektik. Kaynaklarda steril bir anlatım vardı. Biz Said Nursi'yi tarihsel bağlamı içinde anlatmaya çalıştık. Osmanlı'yı, dünyayı, bölgeyi, bölge insanını anlattık. Bediüzzaman'ın mücadelesi, fikirleri o zaman yerli yerine oturuyor. Belgeseli birçok gruba izlettik. Nur cemaatleri, Kemalistler, soldan arkadaşlar... Olumlu tepkiler aldık. Kemalistlerin şaşırdıklarını gördük. Biz inandığımız bir şeyi yaptık. Said Nursi'ye tamamen objektif bir bakış var.
Cemalettin Canlı (Belgeselin metin yazarı)
Kitabı eylülde çıkacak
Bu belgesel, Said Nursi'yi tanıyanlar ve tanımayanlar açısından önemli. Cemaatin içindeki ya da dışındaki insanlar eksik biliyorlar, yanlış biliyorlar. Biz Said Nursi'nin hayatını ve fikriyatını paralel anlattık. Bir arkeolojik kazı yaptık. Birçok belgeye, bilgiye ulaştık. Bunların bir kısmını belgesele taşıyabildik. Belgeselde anlatamadığımız bilgilerin de yer alacağı bir kitap çalışmamız olacak. Eylül ayında İletişim Yayınları'ndan çıkacak.
Said Yüce (Barla Platformu Koordinatörü)
Bu belgesel bir ilk
Biz belgesele belge ve tanıklara ulaşılması konusunda destek verdik. Altı yılın sonunda metniyle, görsel yönüyle, içeriğiyle ve müziğiyle içimize sinen bir iş çıktı. Belgesele hakkaniyetle izleyen, yaklaşan bir kimsenin hangi görüşte olursa olsun 'bu taraflıdır' diyebileceğini tahmin etmiyorum. Bu belgesel bir ilk. Umarım ileride daha iyileri çekilir.
Kaynak: Zaman Gazetesi |