::MORAL DÜNYASI::
 

Ana Sayfa    Yazarlar    Arşiv    Hakkımızda    Abone Servisi    İletişim

MORAL FM CANLI YAYIN
 
 
 
Mustafa Çalışan | Sayı: 66 |  01.09.2009
Pasifik'te Bediüzzaman Rüzgârı



  II. Abdülhamid’in demonte camisinden Risale-i Nur sempozyumlarına

 

Sultan II. Abdülhamit Han’ın 1905 yılında Filipinler’e gemiyle demonte (sökülüp takılabilen) cami göndermesinden 100 yıl sonra Bediüzzaman Said Nursî’nin iman-ı tahkikiyi kazandıran eserleri bölgede büyük rağbet görüyor. Filipinler, Endonezya ve Malezya’da yapılan “Bediüzzaman Haftası” etkinliklerine bölge halkı büyük ilgi gösteriyor.

 

Yıl 1905… Bir asır öncesi… Osmanlı’nın son demleri… Çöküş ve yıkılışın acı ve elim günleri… Dönemin Osmanlı Padişahı Sultan II. Abdülhamid her şeye rağmen Cihan İmparatorluğu’nun var oluş mücadelesinin devamı için direniyor ve didiniyor. Yedi düvelle uğraşıyor. Ama büyük devlet adamı olmanın gereği küçük şeyleri de ihmal etmiyor.

Sultan II. Abdülhamid’e binlerce kilometre ötelerden, Filipinler’den gelen bir heyet bölgelerinin bir camiye ihtiyacı olduğunu, Hilafet makamından yardım talep ettiklerini belirterek bağlılıklarını bildirirler. Abdülhamid Han talebi karşılıksız bırakmayarak heyetin ardından ahşap el işçiliğiyle yaptırdığı ve kendisinin de bizzat el emeğini kattığı demonte (sökülüp takılabilen) camiyi gemilerle Filipinler’e gönderir. Halk sevinç ve coşkuyla camilerine kavuşarak Osmanlı’ya duacı olur. Bugün bu cami Filipinli Müslümanlara Osmanlı’nın bir armağanı olarak hâlen hizmet veriyor.

Yıl 2005. Aradan tam 100 yıl geçer. Osmanlı yıkılır. Yeni Cumhuriyet Türkiyesi’nin evlatları bir asırlık gecikmeyle Filipinler’e gider. Bu gidiş unutulmuş, ihmal edilmiş ya da şartların elvermediği bir gecikme sonucu yeni bir başlangıcın, yeni bir cemrenin, yeni bir miladın adıdır. Bu kez Osmanlı’nın torunları Risale-i Nur’la yeni bir iman inşası için Filipinler’e giderler. Adeta tarih tekerrür etmektedir. Yarım kalan vefa borcu ifa edilecektir. Ve ilk olarak 2005 yılında Güney Doğu Asya’da, Pasifikler’de güneşin doğduğu yerlerde, uzak diyarlarda binlerce kilometre ötelerde Risale-i Nur konferansları ve sempozyumları yapılır.

Risale-i Nur Külliyatı’nı Arapça’ya tercüme eden İhsan Kasım’a Mekke’de Filipinler Müftüsü’nün “Bize yardım edin, bize sahip çıkın” talebinin tetiklediği ve İhsan Kasım’ın her seferinde “Ah Filipinler ah!” diye inlediği bu mazlum coğrafyaya  “hizmet” götürülmeye başlanır. Himmet ehli gönüller, gayretli gençler, dava yürekli kardeşler Güney Doğu Asya’da yeni bir sayfayı açarlar. Ardı ardına bölgeye destek verilir. Türkiye’de yapılan sempozyumlara oralardan misafirler gelir. Gördükleri manzaralar karşısında etkilenirler. “Niçin bizim ülkemizde de böyle güzel faaliyetler olmasın?” diye ateşlenirler. İstanbul’dan aldıkları iklimi kendi diyarlarına taşırlar. Böylece yeni bir dönem başlar.

 

Dr. Norma Sheriff ve ateş böceği

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın 2005’te organize ettiği Risele-i Nur sempozyumuna Filipinler/Mindanao Bölgesi Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Dr. Norma Sheriff de katılır. Dr. Norma Sheriff, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde yapılan toplantıda “ateş böceği” hikâyesini anlatır:

“Ateş böceği kendi güzelliğinin farkında değildir. Bir gün karıncanın gözlerinde kendi güzelliğini fark eder. Türkiye ve Risale-i Nur ateş böceğidir. Siz güzelliğinizin farkında değilsiniz. Biz sizde bunu gördük. Bu ateşle ben kendi ülkemde bana bağlı tüm üniversitelerde, yüksek öğrenim kurumlarında bu eserlerle daha çok hizmet etmek istiyorum. Üniversitemde Üstad’la ilgili bölüm açmak istiyorum. Sizin çalışmalarınız insanlara kâinatı akademik bir şekilde öğretiyor. Risale-i Nur öğretisi ülkemdeki sorunlara aradığımız tüm cevapları veriyor. Biz hanımlar en iyi öğreticidir, ilk öğretmendir. Ama benim sizden istediğim bize insan desteği verin…”

Dr. Norma Sheriff’in öncülüğünü yaptığı bu sahibiyet; “Kimin himmeti milleti ise o tek başına bir millettir” felsefesinin ne kadar da doğru olduğunu gösterdi. Ve o bölgede Risale-i Nur hizmeti çığ gibi inkişaf etti.

 

İİKV ile 25 bin kilometre

İstanbul İlim ve Kültür Vakfı (İİKV) koordinatörlüğünde 17-28 Temmuz 2009 tarihlerinde İcra Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faris Kaya rehberliğinde bir heyetle biz de Güney Doğu Asya ülkelerinde gerçekleştirilen konferanslar ve sempozyumlara iştirak ettik. İstanbul’dan havalanan uçağımız Dubai bağlantılı olarak Singapur’a, oradan da Filipinler’in başkenti Manila’ya intikal etti. Manila’dan “Cagayan De Ora” bölgesine geçtik. Buradaki etkinliklerden sonra Endenozya’nın başkenti Jakarta’ya gittik. Jakarta hizmetlerinin akabinde Bangka adasında eyalet valisinin misafiri olduk.

11 günlük gezimizde 3 ayrı ülkede 25 bin kilometrelik yol kat ederek 5 farklı üniversitede konferanslar ve sempozyumlara iştirak ettik. Heyet üyelerimizin bir kısmı İhsan Kasım rehberliğinde Malezya’ya geçti. Eş zamanlı olarak bir haftalık sürede 3 ayrı ülkede “Bediüzzaman Haftası” kapsamında yüzlerce dinleyiciyle buluşma, tanışma, görüşme imkânı bulduk.

 

İlk konferans Filipinler’de

“Bediüzzaman Haftası” çerçevesinde ilk etkinlik Türkiye’nin 10 bin kilometre uzağında Filipinler’de yapıldı. Filipinler’de “Daha İyi Bir Dünyanın İnşasında Adaletin Rolü” ana konseptli toplantı 20-21 Temmuz 2009 tarihlerinde Manila’da yapıldı.

Filipinler; Güneydoğu Asya, Filipin Denizi ve Güney Çin Denizi arasında takımada zinciri şeklinde 7 bin 100 adadan oluşuyor. Doğusunda Vietnam ile komşu olan Filipinler’in nüfusu 70 milyon, başkenti Manila’nın nüfusu ise 10 milyon dolayında. Filipinler’e, Malaya göçlerini, Hint ve Çinliler’in istilası takip etmiş. İslamiyet 14. yüzyılda Borneolu tüccarlar tarafından buralara getirilmiş. 1542’de İspanya Kralı II. Philip adına bu bölgeye “Philippines” ismi verildi ve sömürge hâline getirilmiş. 1898’de İspanyol-Amerikan savaşı sonrasında Amarikalılar Filipinleri 20 milyon dolara satın almış. Ülke 1934 yılında bağımsızlığına kavuşmuş.

Bir zamanlar yüzde 75’i Müslüman olan Filipinler’in bugün yüzde 20’si Müslüman. 1905’te Osmanlı Sultanı II. Abdülhamit Han gemiyle Filipinler’e yardım ve destek ulaştırır, sahip çıkmış. Ama yüzyıl boyunca ülke süratle Hıristiyanlaştırılmış. Filipinler zorla ve sahipsizlikten bugün İslam’dan uzak bir diyar hâline gelmiş.

Son on yıl içinde Filipinler’de Risale-i Nur’u tanıtma faaliyetleri yoğun bir şekilde sürüyor. Bu çerçevede en son 2007 yılında İstanbul İlim ve Kültür Vakfı’nın gerçekleştirdiği “Adalet Sempozyumu”na katılan Filipinliler’in aldıkları aşk, şevk ve motivasyon sonucu bu konferansın temelleri atıldı.

Filipinler Sempozyumu “Cagayan De Ora” adı verilen bir bölgenin muhteşem tropikal bitkileriyle donatılmış yaklaşık 1000 kişilik büyük bir kongre merkezinde yapıldı. Sempozyum, başta Türkiye, ABD, İtalya, Avustralya ve Güney Afrika olmak üzere Malezya, Endonezya gibi ülkelerden çok sayıda akademisyenin katılımı ve Filipinli aydınların iştirakiyle gerçekleştirildi. Sempozyuma katılan bütün akademisyenler ve dinleyenler, dünyanın bu çok sıkıntılı bölgesinin problemlerine, sorunların yaşandığı yerlerden binlerce kilometre uzakta telif edilmiş bir eserden, Risale-i Nur’dan çözüm aradılar.

Filipinler sempozyumunda enteresan olaylar yaşandı. Bunlardan birisi; toplantıya katılan Cagayan De Ore Eyalet Valisi Mr. Haraula’nın Filipinler Risale-i Nur Enstitüsü Başkanı Muhammed Rıza Nur’a şehrin sembolik anahtarını vermesiydi.

Bir diğer ilginç olay ise sempozyumun gerçekleştiği tarihin Miraç Gecesi’ne tekabül etmesiydi. O gece özel bir ev toplantısında daha önce papaz olan üç Hıristiyan’ın Kelime-i Şehadet getirerek İslamiyet’le şereflenmesine tanıklık ettik.

Filipinler’de profesörlerin maaşlarının 350 dolar olduğunu duyunca şaşırdık! Ama buna rağmen Filipinli Müslümanlar sıcak, samimi, temiz fıtratlarıyla Risale-i Nur hizmetlerine gönüllerini ve tüm imkânlarını seferber etmişler. Bir akşam 50 metrekarelik evinde bizi misafir eden Prof. Dr. Julkipli Waadi’nin 10 kişilik heyetimize verdiği ev sahipliği hizmetindeki samimiyet anlatılacak gibi değil…

 

Endonezya-Jakarta sempozyumları

Endonezya; Güneydoğu Asya’da Hint Okyanusu ve Pasifik Okyanusu arasında yer alan takımadalardır. Tropikal iklimin hâkim olduğu 240 milyon nüfuslu dünyanın en büyük İslam ülkesi ve yüzde 90 Müslüman oranıyla tam bir İslam coğrafyası. 27 eyalet ve 2 özerk bölgeden oluşun devletin başkenti Jakarta.

Endonezya’nın Bangka Adası’nda gerçekleştirilen sempozyum; “İslam Eğitiminin Yeniden Yapılandırılması, Tecdit ve Sosyal Uyuma Katkısı” başlığını taşıdı. Toplantıya Endonezya ve çevre ülkelerden çok sayıda akademisyen tebliğle katıldı. Sempozyuma Endonezya’nın dışında Türkiye, ABD, Malezya, Filipinler, Vietnam, Kamboçya, Güney Afrika, Tayland gibi ülkelerden akademisyenler tebliğleriyle iştirak etti.

Sempozyumun ilk günü 23 Temmuz 2009 günü, Endonezya genelinde 40 bin lise ve 107 üniversite ile bölgenin ve dünyanın en büyük eğitim kuruluşlarından biri olan Muhammediye Eğitim Grubu’na bağlı Jakarta Muhammediye Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. İkinci gün ise, Endonezya’nın en büyük üniversitesi olan Jakarta Şerif Hideyetullah Üniversitesi’nde devam edildi. Sempozyumun açılışını yapan Rektör Prof. Dr. M. Masyitoh özetle “Said Nursî’nin fikir ve düşüncelerini anlamakta geç kaldıklarını, ancak bundan sonra hızlı bir şekilde çalışarak hem öğrencilerin hem de öğretim üyelerinin onun fikir ve düşüncelerini öğreneceklerini ve bu fikirleri hayata tatbik etmek için büyük gayret göstereceklerini” ifade etti. Bu çok önemli bir açılım niteliği taşımaktaydı.

Bu toplantılarda, özellikle Vietnam, Filipinler Mindanao, Kamboçya ve Tayland’dan gelenler bulundukları problemli bölgelerin huzura kavuşturulmasında Risale-i Nur’dan nasıl faydalanmak gerektiği hususunda tebliğler sundular. Vietnam Müftüsü Ustad Abdurrahman İbrahim ve Kamboçya Müftüsü Kamaruddin Yousuf bu toplantıda yaptıkları konuşmalarda “Adaletsizliğin çözüm reçetesini Risale-i Nur’da bulduklarını” dile getirdiler.

Diğer yandan Risalelerin İngilizce, Arapça ve mahalli dillere türcüme edilmiş nüshaları bölge okuyucularıyla buluştu. Bediüzzaman’ın biyografisinin Endonezya diline yapılmış tercümesi ve Mesnevî-i Nuriye’nin Endonezya dilindeki baskıları büyük ilgiyle karşılandı.

Toplantılar zincirinin bir halkası da 26 Temmuz günü, şimdiye kadar hiçbir Türk’ün gitmediği Bangka Adası’nda yapıldı. Burada Eyalet Valisi Mr. Ir. H. Eko Maulana Ali’nin himayesinde “Bediüzzaman’a göre Gençliğin Eğitimi ve Sosyal Mutabakata Katkısı” konulu bir günlük sempozyum yapıldı.

Tarih boyunca şimdiye kadar hiçbir Türk’ün ayak basmamış olduğu Bangka Adası, geçtiğimiz yıllarda tsunaminin şiddetli vurup tahrip ettiği Sumatra Adası açıklarında bir milyon nüfuslu bir ada.

Bu adada yapılan sempozyumu, 800 katılımcı, 20 dolar ödeyerek izledi. Toplantı sonunda dinleyicilere verilen sertifikalar, kendilerinin kariyerlerinde ve maaşlarının yükselmesinde bir imkân sağlamaktaymış! Bu bize hayli ilginç geldi…

 

Malezya’da Risale-i Nur etkinliği

Malezya, Risale-i Nur etkinlikler zincirinin son halkasını oluşturdu. Aynı coğrafyanın ve aynı iklimin uzantısı niteliğindeki bu güzel insanlar Said Nursî’yi benimsemişler, sahiplenmişler ve yeni açılımlar için ellerinden gelen çaba ve gayreti gösteriyorlar.

30 milyon civarındaki nüfusu ve yüzde 90 Müslüman çoğunluğun ve kendisine has özelliklerin hâkim olduğu Malezya, bölgenin en gelişmiş ve farklı örneğini teşkil ediyor.

Önce, Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi kampüsünde düzenlenen kitap fuarında Risale-i Nur standı açıldı. Daha sonra üniversitenin konferans salonunda düzenlenen toplantıda Türkiye’den İhsan Kasım, Dr. Cevdet Yıldız, Dr. Necmettin Kerim ile birlikte Malezya İslam Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Abdulazizi Bergout’un ana tebliğlerini sunduğu konferans gerçekleştirildi. Yoğun soru-cevap bölümleriyle renklenen toplantı Said Nursî belgesel sinevizyonunun gösterimiyle son buldu.

17-28 Temmuz 2009 tarihleri arasında gerçekleştirilen Güney Doğu Asya uluslararası ‘Bediüzzaman Haftası’ etkinliklerini genel olarak değerlendirdiğimizde ortaya çıkan tablo; Risale-i Nur Külliyatı’nın bizim yani Türkiye’nin değil bütün insanlığın, yani dünyanın malı olduğunu göstermektedir. Zaten Risale-i Nur Külliyatı’nın Müellifi de “Risale-i Nur umumun malıdır”, “Risale-i Nur bütün dünyayı tenvir edecek, aydınlatacak” şeklinde seksen sene öncesinde kaleme aldığı satırlarla bugünleri adeta görürcesine hedefleri ortaya koymuştu.

 

 

Bu makale 411 defa okundu.

 
 
 

 BÖLÜM ARŞİVİ

 » Pasifik'te Bediüzzaman Rüzgârı 
 » Kuşlara Bile Özgürlük İsteyen Adam 
 » Kahire'de Risale-i Nur 
 » Afrika'nın Batı Yakasında Bediüzzaman Sempozyumu 
 » Risale-i Nur Konferansı 
 » Akademisyenler 
 » Hutbe-i Şamiye, 100 yıl sonra Şam’da yeniden okundu 
 » Adalet Sempozyumuna Bakış 
ARŞİV:

ABONE SERVİSİ

Telefon
0212 652 76 66
Faks
0212 652 76 69
E-mail
abone@moraldergisi.com

SON DAKİKA

 

 

Moral Dünyası Dergisi
Sanayi Caddesi Bilge Sokak No:2 Yenibosna - Bahçelievler/İstanbul
e-mail: moral@moraldergisi.com - Tel: 02126527666 - Fax: 02126527669
design by Nesil İnternet