::MORAL DÜNYASI::
 

Ana Sayfa    Yazarlar    Arşiv    Hakkımızda    Abone Servisi    İletişim

MORAL FM CANLI YAYIN
 
 

 
Salih Altın | Sayı: 76 |  01.07.2010
"Aile Toplantıları Bize Aile Olmanın Hazzını Yaşattı"

Berk ailesi, bütün aile fertleriyle her hafta bir araya gelerek aile toplantıları yapıyor. O gün, o saat hayat onlar için duruyor adeta. O saatte ne telefonları çalıyor ne de kapıları. Baba Medeni Berk, aile toplantıları sayesinde aile olmanın hazzını yaşadıklarını söylüyor ve tüm ailelere aile toplantısı yapmalarını tavsiye ediyor.

 

Bir masanın etrafında toplanmış beş kişi… Hepsi gayet ciddi bir şekilde konuşuyor, dinliyor, fikirlerini söylüyor. Masada oturanlardan birisi de konuşularak karara bağlanan konuları not alıyor. Yaklaşık bir saat süren toplantı sonunda bir sonraki hafta aynı gün ve aynı saatte tekrar toplantı yapılacağı belirtilerek toplantıya son veriliyor.

Bu manzara ne Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir kurul toplantısı ne de bir şirketin yönetim kurulu toplantısı. Ancak en az onlar kadar önemli bir toplantı. Bu bir aile toplantısı… Berk ailesinin her hafta mutad olarak gerçekleştirdiği ve herkesin özgürce istek, dilek, temenni ve sorunlarını dile getirdiği; ortak kararların alındığı ve uygulamaya konulduğu bir toplantı…

Toplantının en küçük katılımcısı Burak 7 yaşında ve ilkokul birinci sınıf öğrencisi, en büyük katılımcısı ise baba Medeni Bey. Medeni Bey, 41 yaşında üniversite mezunu bir plastik ambalaj üreticisi. Toplantının diğer fertleri anne Dilek Hanım 34 yaşında bir ev hanımı, Muhammed Ali 16 yaşında lise ikinci sınıf öğrencisi ve son katılımcı Sena Nur 14 yaşında orta son sınıf öğrencisi.

Berk ailesinin aile toplantıları yapması fikri Dilek Hanım’ın bir arkadaşına sohbet sırasında çocuklarla gerekli iletişimi kuramadığından, çocukların kendi başına buyruk davrandığından bahsetmesi üzerine çıkmış. Kendisi de aile toplantıları yapan ve bunun faydalarını gören Dilek Hanım’ın arkadaşı, ona aile toplantısı yapmalarını tavsiye etmiş. Bunun üzerine Berk ailesi de aile toplantısı yapmaya başlamış.

 

Aile olduğumuzu fark ettik

Toplantı fikri Medeni Beye ilk başta ters gelmiş. “Çünkü” diyor Medeni Bey, “Bizde bir aile geleneği vardır. Babanın otoritesinin geçerli olduğu, son sözü hep babanın söylediği bir aile yapısı var Türkiye’de. Ama aile toplantıları demokratik bir katılımı gerektiriyor, herkes söz sahibi ve sizin istediğinizin tersi bir karar da alınabilir.” Hemen arkasından şunları ekliyor Medeni Bey: “Ama gördüm ki aile toplantılarının babanın otoritesini sarsıcı bir yanı yokmuş. Tam tersini babaya olan saygı ve sevgiyi artırıyor. Aile toplantıları ile birlikte aile olmanın hazzını yaşadık. Haftada bir kere de olsa tüm aile bireyleriyle bir araya gelmenin, çay içip sohbet etmenin, sorunlara çözümler aramanın, çocukların görüşlerini, isteklerini, arzularını dile getirdiklerini görmenin, kısacası bir aile olduğumuzun hazzını yaşamanın tarifi mümkün değil. Toplantılar sayesinde bir aile olduğumuzu fark ettik.”

Aile toplantılarının, aileye katkılarını sorduğumuz Medeni Bey, şu cevabı veriyor: “Çocukların itiraz etme, görüşlerini ifade etme kabiliyetleri gelişti. Medeni cesaretleri arttı. Normal bir zamanda görüşlerini dile getiremeyen çocuklar toplantı sayesinde rahatlıkla görüşlerini dile getirmeye başladılar. Yeri gelince bizi toplantıda alınan kararlara uymamız konusunda ikaz etmeye başladılar. Daha önceden karşılıklı olarak babasına veya annesine görüşlerini aktaramayan çocuklar toplantının demokratik, katılımcı ve özgürlükçü yapısı sonrasında görüşlerini rahatlıkla dile getirebilir hale geldi.”

Medeni Bey, son olarak ise şu konuya vurgu yapıyor: “Hepimiz ailemiz için, çocuklarımız için çalışıyoruz, onlar için kazanıyoruz. Onları rahat ettirmek için daha fazla kazanmanın peşinde koşuyoruz. Ama onların gönüllerini zenginleştiremezsek, onların gönlüne giremezsek, kalplerini fethedemezsek çok para kazanmamızın bir önemi yok. Aile toplantısı sayesinde çocukların gönülleri ve akıllarıyla iletişim içerisine girebildik.”

 

Çocuklarımı tanımıyormuşum

Anne Dilek Hanım, aile toplantısının yapılıyor olmasından dolayı en çok sevinen ve mutlu olan kişi. Adeta dünyalar kendisine bahşedilmiş kadar seviniyor ve aile toplantısına sahip çıkan, onu devam ettiren eşine müteşekkir olduğunu dile getiriyor.

Dilek Hanım, toplantılar sayesinde farkına varmadan yaptığı yanlışları görmüş. “Annemin bana uyguladığı ve benim de çok rahatsız olduğum yanlış tavırların aynısını farkında olmadan çocuklarıma uyguladığımın farkına vardım aile toplantısı sayesinde. Bunu da çocuklarım bana aile toplantısında dile getirince fark ettim. Çocuklarım daha önce söyleyemedikleri şeyleri, aile toplantısının özgürlükçü, katılımcı, demokratik, saygı ve sevgiye dayalı atmosferinde çok rahatlıkla dile getirdiler. Ben de çocuklarımı dinleyince ne kadar yanlış tavırlar sergilediğimi fark ettim” diyor Dilek Hanım. 

Dilek Hanım, günlük koşturmacalar içerisinde göremedikleri hatalarını aile toplantıları sayesinde çok daha iyi görebilir hale geldiklerini belirterek şunları söylüyor: “Günün yorgunluğu, koşuşturması, stresi içerisinde yaptığımız hataları göremiyoruz ama bir masa etrafında, sakin bir ortamda, herkesin bir arada olduğu zamanda daha sakin kafayla, medenice, yaptığımız hatalar dile getirince yanlışlarımızı görebiliyoruz. Aile toplantıları kendimize çeki düzen verdiğimiz, kendimizi daha salim bir kafayla değerlendirdiğimiz bir platform. Ailemizdeki sorunların çözüm yeri olarak bu toplantıları gördüğümüz için her türlü sorunumuzu bu toplantıya getirerek çözüm yolları arıyoruz. Artık ne biz ne de çocuklarımız çözümü başka yerde aramıyor, çözümü aile içerisinde arıyoruz ve buluyoruz.”

Dilek Hanım’ın söylediği şu söz aslında aile toplantısının ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor: “Aile toplantıları sayesinde bildiğimi, tanıdığımı sandığım çocukları aslında bilmediğimi, tanımadığımı fark ettim.”

 

Mesafeler yok oldu

Aile toplantısının en büyük etkisi ise çocuklar üzerinde olmuş. “Aile toplantısı olmadan önce annem, babam ve kardeşlerimle aramızda sanki mesafeler vardı, onları kendime yakın hissetmiyordum, küskündüm kendilerine. Aile toplantısında söz hakkı ve oy hakkı verilmesi bana güven verdi.” diyor lise ikinci sınıfa giden 16 yaşındaki Muhammed Ali.

Toplantılar sonucu Muhammed Ali’nin çocuksu hareketleri giderek yerini daha olgun davranışlara bırakmış. Okulda görüşlerini dile getirme cesareti ve öğretmenle diyaloga girebilme becerisi kazanmış. “Aile toplantısı olmadan önce derslerden zayıf not aldığımda endişeleniyordum, bu durumu aileme nasıl anlatacağı bilemiyor, çeşitli bahaneler bulmaya çalışıyordum. Aile toplantılarıyla birlikte biliyorum ki ailem bana destek verecek, bir sonraki sınavda başarılı olmam için beni motive edecek. Bunun bilinciyle geliyorum artık eve. Üzerimdeki baskı kalktığı için derslerime daha rahat çalışabiliyorum” diyor Muhammed Ali.

Orta son sınıfa giden 14 yaşındaki Sena Nur için ise aile toplantısının en büyük katkısı dinlemeyi öğrenmesi olmuş. “Eskiden ağabeyimle ikimiz birden konuşurken şimdi dinlemeyi öğrendik. Daha önce sabırsızca ağabeyimin sözlerini keserken toplantılar sayesinde sabredip dinlemeyi öğrendim. Aile toplantısı sonucu küçük kardeşimin davranışlarında da değişiklik oldu. Daha önce kapıyı çalmadan girip beni rahatsız eden kardeşim artık kapıyı çalmadan ve izin almadan içeri girmiyor” diyor Sena Nur.

Burada bir noktanın altını çizmek istediğini söyleyen baba Medeni Bey, “Çocuklar aile toplantılarında baba ve annenin kendisine yöneltilen eleştiriler karşısında olgun tavrını görünce kendileri de eleştiriyi kabullenmeyi ve olgun davranmayı öğrendiler. Dolayısıyla aile toplantıları toplantıya katılanlar için birer örnek model oluşturdu” diyor.

 

Saygıyı pekiştiriyor

Peki, aile toplantısı yapmak, çocukların fikirlerini, düşüncelerini söylemesi gerekirse anne babasını eleştirmesi aile büyüklerinin otoritesini sarsıyor, büyüklere duyulan saygıyı azaltıyor olabilir mi?  Anne Dilek Hanım, bu sorumuza kesin ve net bir şekilde “Hayır” cevabını verdikten sonra ekliyor: “Aile toplantısı babaya veya anneye saygıyı ortadan kaldırmıyor. Tam tersine anne ve babaya saygı duyulmasını sağlıyor. Aile toplantısı sayesinde anne ve babayla çocuklar arasında bağlar örülüyor. Bunu çok rahatlıkla görebiliyor, hissedebiliyorsunuz.”

Medeni Bey, aile toplantısı ve sonuçlarından o kadar memnun ki diğer ailelere de aile toplantısı yapmalarını tavsiye ediyor. Medeni Bey, küçük oğlu Burak’ı ablası ve ağabeyinden daha şanslı görüyor: “Çünkü Burak, ablasının 14 yaşında, abisinin 16 yaşında tanıştığı aile toplantısı ile henüz 7 yaşındayken tanıştı. Aile toplantısının Burak’ın gelecek hayatını olumlu olarak şekillendirmesinde çok büyük katkıları olacağını düşünüyorum.”

Berk ailesi bu toplantıları o kadar benimsemiş ki gitmeyi düşündükleri kutsal topraklara umre ziyaretinde de aile toplantısını devam ettirmeyi düşünüyorlar.

 

Ailenin TBMM’si

Son sözü baba Medeni Bey’e bırakıyoruz: “Çocuklar artık isteklerini, eleştirilerini ulu orta yerde, yerli yersiz dile getirmiyorlar. İsteklerini, arzularını eleştirilerini dile getirmek için aile toplantısını bekliyorlar. Aile toplantısı bizim için artık bir Türkiye Büyük Millet Meclisi hükmünde. İstekler, arzular, eleştiriler orada dile getirilir, kararlar orada alınır ve alınan kararlar uygulanır. Toplantı olmadığında fertler bireysel olarak hareket ediyor, herkes kendini düşünüyor. Ama toplantı olduğunda başkalarını varlığının farkına varıyorsunuz. Onlarla iletişime geçiyorsunuz, yalnız olmadığınızı hissediyor, dolayısıyla tek başınıza, başınıza buyruk, istediğiniz gibi hareket edemeyeceğinizi fark ediyorsunuz.”

Onlar iyilik melekleri

Berk ailesinin yaptığı aile toplantıları kısa sürede meyvelerini vermiş. Bunun en güzel örneği Muhammed Ali’nin aile toplantılarından önce zayıf olan bir dersinden aile toplantılarının ardından sınıf birincisi olması.

Muhammed Ali, aile toplantılarından önce çok kavga edip tartıştığı kardeşleri ile artık kavga etmiyor. Şu cümle ise aile toplantılarının ehemmiyetini en iyi ifade edecek söz olsa gerek: “Eskiden anne babamı beni sıkan insanlar olarak görürken şimdi onları ‘iyilik melekleri’ olarak görüyorum.”

 

Bu makale 22 defa okundu.

 
 
 

 BÖLÜM ARŞİVİ

 » Kur'an Bir Sedd-i Zülkarneyn'dir 
 » Oruç, Marifetullah İçindir 
 » Ramazan'da "Sıla-i Rahim Tatili" Yapın 
 » Tatilde ve Sıcak Günlerde Oruç Lezzeti Nasıl Alınır? 
 » Ramazan'ınızı İbadetle Taçlandırın 
 » İtikâfta Nasıl Bir Kul Olmam Gerektiğini Anladım 
 » Eskiden Ramazanları Devlet Değil Halk Şekillendirirken Şimdi Tersine Döndü 
 » Yaz Tatili Ramazan'la Nasıl Zenginleşir? 
 » Ailenizdeki Sorunları Halletme Makamı: AİLE TOPLANTISI 
 » Aile Toplantısı Nasıl Yapılır? 
 » "Aile Toplantıları Bize Aile Olmanın Hazzını Yaşattı" 
 » Aile Toplantısı, Çocuğun Ailesini Fark Ettiği Yerdir 
 » Prof Dr. Doğan Cüceloğlu: "Aile Toplantısı, Korku Kültürünü Yıkarak Saygı Kültürünü Oluşturur" 
 » Asr-ı Saadet'te Aile Toplantıları 
 » Aile Toplantısı 
 » Modern Hayatla Uzlaşırken Dinde Yozlaştık mı? 
 » Modernizmin "Yaşam Kültürü" Müslüman'ı İslamî Hayattan Uzaklaştırır 
 » Türkiye'de İnsanlar Kaliteden Daha Çok Markaya Önem Veriyor 
 » Modern Hayatla Uzlaşırken Dinde Yozlaşıyor Muyuz? 
 » "GELİNVALİDE" 
 » Huzurlu Bir Aile İçin Kayınvalide Gelin İlişkileri Nasıl Olmalı? 
 » Atlar Tepişince Arada Taylar Ezilir 
 » Anlayış, Paylaşım, Saygı 
 » Annemle Hanımım İyi Anlaşır, Çünkü Ben Varım... 
 » Gelin, Kayınvalidesine Bakmak Zorunda Mı? 
 » Beş Ölümcül Hata 
 » GELİN-VALİDE 
 » Gelin-Kayınvalide Kavgalarını Bitirecek Yeni Formül 
 » İlk Cahiliyeden Son Cahiliyeye 
 » O'ndan (A.S.M.) önce, O'ndan (A.S.M.) Sonra 
 » Kadının İnsan Olma Serüveni 
 » Tanrılar Pazarından Medine Pazarına 
 » Utanılan Kız Çocukları ve Allah Resulü (A.S.M.) 
 » İflas Eden Medeniyetler ve Kur'an Medeniyeti 
 » "Asr-ı Saadet'i Devlet Değil Toplum İnşa eder" 
 » Devr-i Cahiliye Nasıl Asr-ı Saadet Oldu? 
 » Elli Yıl Sonra... 
 » Elli Yıl Sonra Bediüzzaman ve Nur Hareketi 
 » Nur''un Dört Kahramanı 
 » Prof. Dr. Neşet Toku: "Bediüzaman'ın Farkı..." 
 » Edebiyat Dünyamızda Risale-i Nur ve Bediüzzaman 
 » Risale-i Nur'da Tasavvufî Boyut 
 » Aydınlar Bediüzzaman'ı Anlatıyor 
 » Hangi Yaşta Nasıl Bir Dinî Eğitim? 
 » Çocuk İman Esaslarını Nasıl Öğrenir? 
 » Çocuklarımıza İbadetleri Nasıl Sevdirelim? 
 » Çocuğa Oyunla Manevi Eğitim Nasıl Verilir? 
 » Dinî Eğitimde Kitabın Önemi 
 » İlahiyatçı Yazar Dr. Reşit Haylamaz: "Efendimiz (A.S.M.), Çocuklar İçin Bir Modeldi" 
 » Dinî Bilgileri Eğlendirirken Öğreten Oyun 
 » Bediüzzaman: "Çocuk, Peder ve Validesini Dindar Görmelidir" 
 » Çocuğumun Dinî Eğitimi Nasıl Olmalı? 
 » Dr. Mustafa Merter:"Doğru Pedagoji Uygulansa Psikologlara Daha Az İhtiyaç Duyulur" 
 » Çocuk Yetiştirmede Kurumsallaşan Tek Devlet: OSMANLI 
 » Prof. Dr. Sadeddin Ökten:"Bizim Gördüğümüz Sevgiyi Bu Çağı Çocukları Görmüyor" 
 » Ninnilerde Saklı Anadolu Pedagojisi 
 » Anadolu Pedagojisi 
 » Bu Bir 'Medeniyet Açılımı'dır 
 » Küresel Barışın Kapılarını Türkiye Açıyor 
 » Açılımın Manifestosu Hutbe-i Şamiye'de 
 » Açılımın Uluslararası Köprüsü DAVUTOĞLU 
 » İdeal Gelecek için İdeal Öğretmen Olmak Şart 
 » "Çırak için Usta, Derviş için Mürşit Kimse, Öğrenci İçin de Öğretmen Odur" 
 » Sıradışı Öğretmenlerden Sıradışı Uygulamalar 
 » Öğrencinin Başarısında İtici Güç:Okul-Veli İlişkisi 
 » Sevilen Öğretmen Daha Çok Dinlenir 
 » İsimler, Allah Tarafından Öğretilmiştir 
 » Güzel İsim Çocuğun Babası Üzerindeki Hakkıdır 
 » Çocuğunuz İsminin Psikolojik Kurbanı Olabilir 
 » Bazı Kız Ve Erkek İsimleri 
 » Efendimiz (A.S.M.) İsim Vermede de Yol Göstericiydi 
 » Ahmet Turan Alkan:"İsimle Sahiplenir, Markalarsınız" 
 » Asr-ı Saadet'te Ramazan ve Kur'an 
 » Peygamberimiz (A.S.M.) Kur'an'ı Nasıl Okurdu? 
 » Kur'an'ı Önce Kendimize Okumalıyız 
 » Hayatımızın Navigasyonu Kur'an Olmalı 
 » Bediüzzaman İle Kur'an Üzerine Bir Diyalog 
 » Dinlerin ve Kültürlerin Ortak Noktası: Kıyamet 
 » İblis'in Tuzağının Bozulduğu Gün: Kıyamet 
 » Bilimsel Kıyamet Alametleri ve Hollywood 
 » Kıyamet Alametleri Neyi, Nasıl Anlatır? 
 » Düğünlerimiz Nasıl Olmalı? 
 » Cenaze Merasi Mi Çılgınca Eğlence Mi? 
 » Biri Bu Hatibi Durdursun 
 » Davetiyeniz Aynanızdır 
 » Osmanlı'da "Eğlence" Kavramı ve Düğünler 
 » Büyük Dünyanın Küçük İşleri 
 » İFEET SINAVINDAN GEÇTİK Mİ, KALDIK MI? 
 » PARMAĞINI YAKAN GENÇ 
 » İFFETSİZLİK BOMBARDIMANINDA SIĞINILACAK LİMAN 
 » MÜSTEHCENLİKLE MÜCADELEDE BİR SİVİL TEPKİ ÖRNEĞİ 
 » ÇOCUKLARIMIZIN KIYAFET TERCİHLERİ 
 » HZ. MUSA (A.S.) iFFETİ VE İFFETİN 19 İNCELİĞİ 
 » YAŞAMANIN CAN DAMARI: YARDIMLAŞMA 
 » "ALAN EL, VEREN EL İÇİN NİMETTİR" 
 » MÜ'MİN OLMANIN AYRICALIĞI: YARDIMLAŞMADA YARIŞMA 
 » "GÜVENLİ BİR TOPLUM İÇİN YARDIMLAŞMA ŞART" 
 » "40"IN "39"U KİME KALIR? 
 » DEVASA YARDIMLAŞMA TOPLUMU: OSMANLI 
 » Yardımlaşma Hikayeleri 
 » Resulullah'tan (S.A.V.) Günümüze İmamlar 
 » Görevi Cami Dışında da Devam Eden İmamlar 
 » Günümüz İmamları Nasıl Olmalı? 
 » MEVLÂNÂ'DAN BEDİÜZZAMAN'A SEMA' 
 » HZ.MUHAMMED'İN (S.A.V.) SADIK İKİ TALEBESİ: MEVLÂNÂ VE BEDİÜZZAMAN 
 » MERHAMET VE ŞEFKAT KAHRAMANLARI 
 » MEVLÂNÂ VE BEDİÜZZAMAN'DA ÖLÜMÜN GÜZEL YÜZÜ 
 » TÜM İNSANLIĞI SEVİP KUCAKLAYANLAR 
 » Başımıza Gelen Herşey Musibet Midir? 
 » Musibetler Ne Söyler? 
 » Musibetleri Hoş Gören Kazanır, İsyan Eden Kendine Zulmeder 
 » Musibetler İnsanı Korumak İçin Kaderden Atılan Taşlardır 
 » Aklınıza Gelen Herşey Güzel, Ama Her Şey... 
 » Allah'tan Gönüllere Sevgi Kuşağı:ESMÂ-İ HÜSNA 
 » Esmaü'l-Hüsna Kanaviçesi: CEVŞEN 
 » Allah'ı Tanıyıp Tarif Etmede Cevşen'in Benzeri Yoktur 
 » Niçin Cevşen Okuyorlar? 
 » İnsanlığın Ortak Noktası: Kurban 
 » Kurban; İbrahimî itaat, İsmailvârî teslimiyettir 
 » Kurban ve İnsan Psikolojisi 
 » Kurban Keserken Sağlığınızdan Olmayın! 
 » İbrahimi İtaat, İsmaili Teslimiyet KURBAN 
 » Hizmetin Yılmaz Bir Temel'i Hakk'a Yürüdü 
 » İnsanı zihnin çöplüklerinde oyalayan duygu: Yalnızlık... 
 » Yalnızlık Testi 
 » Yalnız kalmamak için bakış açınızı değiştirin 
 » İnsanların bencilliğinden kaçtım 
 » Yalnızlaşma 
 » Kurt kapanından huzur limanına Yalnızlık 
 » Oruç insanlar içindir 
 » Oruç tuttum ama öğlene kadar... 
 » Ramazan Sohbeti 
 » Sanatçı gözüyle Ramazan ve oruç 
 » Ramazan’ı çocuklarımıza nasıl yaşatalım? 
 » Çocuk terbiyesi için mükemmel fırsat: Ramazan 
 » Sevginin en güzeli zamanında verilenidir 
 » Ev hanımıyım, çünkü… 
 » “Ev hanımlığını küçültmek, psikolojik bir savaş taktiğidir” 
 » “Ev hanımlarının ürettiği ‘güven, şefkat ve sevgi’nin değeri ölçülemez” 
 » “Beyt” mesciddir, evdir, ailedir; “Beyt”in sahibi hanımdır 
 » Psikiyatrist Doç. Dr. Kemal Sayar: “Mutluluk, paraya tahvil edilemeyen değerlerde saklıdır” 
 » Nazife Şişman: “Sekülerizm, akidevî manada problem oluşturacak bir düzeye gelmiştir” 
 » Dünyasını bir sepete sığdıran adam: Bediüzzaman 
 » Peygamber’in (s.a.v.) haber verdiği tehlike: Dünyevileşme 
 » Kur’an, babaya ihsanla muameleyi emreder 
 » Bir baba olarak Hz. Peygamber (s.a.v.) 
 » Babalar eve… 
 » “Arkadaş” gibi değil, “baba” gibi baba 
 » “Baba” gibi babalar 
 » "Arkadaş" gibi değil, "Baba" gibi baba 
 » Büyü ve cinlerin gerçek yüzü 
 » Büyü mü psikolojik rahatsızlık mı? 
 » Büyü manevi bir derttir, korunması da manevidir 
 » Büyü nedir nasıl korunulur? 
 » Her “kutlu doğum”, “mutlu bir oluş”a vesile olmalı 
 » Peygamber sevgisinin sanata yansıyan hâli: Hilye-i Şerif 
 » O bir nurdu, varlık O’nunla aydınlandı 
 » RİSALE-İ NUR’U NASIL OKUMALIYIZ? 
 » RİSALE-i NUR, NASIL BİR TEFSİRDİR? 
 » Sahabe dostluğu 
 » Dostluğunuzu test ettiniz mi? 
 » Dostluğun gereklerini yerine getiriyor musunuz? 
 » Küfürden imana, köyden kente, Yesrip’den Medine’ye 
 » Kent, insanları daha fazla ‘dindarlaşma’ ya zorluyor. 
 » Dinin kültürel boyutlarının ihmal edilmesiyle kent dindarlığı kayboldu 
 » Modern zamanların yeni kavramı: Kent dindarlığı 
 » Padişahlar neden hacca gitmediler? 
 » İslam âleminin haccı ihmalinin cezası: KESSÂRETÜ’Z-ZÜNUB 
 » Haccı yaşayanlar ve izleyenler 
 » Kainatın kalbine yolculuk 
 » Aile yuvasını cennet yapacak formül 
 » Çocuğunuzla tanışıyor musunuz? 
 » "Başkasından bana ne " 
 » Duyarsızlığın ilacı "Zekat" 
 » Zekatın zekatı verilse yoksul kalmayacak 
 » İslamiyete göre israf neden yasak 
 » Zengin eden sözcük 
 » İKTİSAT ŞART 
 » Kainat gezileri 
 » Alternatif tatil rehberi 
 » Edebin adresi Efendimizdir 
 » Görgü hayatımızın neresinde? 
 »  
 » Bir Yıldız Kaydı 
 » Birinci Ağabey Babamızdı 
 » O Kainata Meydan Okudu 
 » Mehmet Emin Birinci İle 55 Yıl 
 » Cumhur Başkanı Cumhurun Başkanı Olacak Mı? 
 » Birlikte Yaşama Sanatı 
 » Van Ermenileri.... 
 » Yaman çelişkimiz Milliyetiliğimiz 
 » Hangi milliyetçilik 
 » Televizyon kalsın, baba gitsin 
 » Ekranı karartacak sohbet iksiri nasıl kurulur? 
 » Hayatımız TV’ye emanet 
 » Günümüz gençleri neden evlen(e)miyorlar? 
 » Günümüz gençleri neden evlen(e)miyorlar? 
ARŞİV:

ABONE SERVİSİ

Telefon
0212 652 76 66
Faks
0212 652 76 69
E-mail
abone@moraldergisi.com

SON DAKİKA

 

 

Moral Dünyası Dergisi
Sanayi Caddesi Bilge Sokak No:2 Yenibosna - Bahçelievler/İstanbul
e-mail: moral@moraldergisi.com - Tel: 02126527666 - Fax: 02126527669
design by Nesil İnternet